28 Mart 2012 Çarşamba

Güneş Koruyucu - Shiseido Urban Environment UV Protection Cream Plus...

Herkese merhaba :)

Kışın o kasvetli, insanın içini kapatan, camdan bakınca grimsi dumanlı gibi bulutları gördüğümüz ve güneşi özlediğimizi belirten bir ahh çektiğimiz günleri geride bıraktık - sanırım.. :) 



Güneş kendini yavaştan yavaştan gösterdiğine göre bende ne zamandır yazmak istediğim ama fırsatını bulamadığım güneş koruyucumdan bahsetmek istedim.

Ben çok açık tenli olduğumdan dolayı yaz-kış güneş koruyucu ürün kullanmak zorundayım. 
Yazın güneş olduğundan dolayı kullanıyorsun tamam da, kışın ne gerek var bunu kullanmaya bir sürü masraf der bazen annem ve babam!!
Evet, yazın güneşten ve zararlarından korunmak amacıyla kullanıyorum ama kışında aynen yaz mevsiminde olduğu gibi cildimiz bu defa da soğuktan etkileniyor.. Soğukların üstüne çevresel faktörler, hava kirliliği, kent yaşamı.. v.s. derken cildimiz mahvoluyor hatta bazı ciltlerde lekelenmeler bile oluyor -ki bu duruma annemi örnek gösterebilirim... 

Ürün hakkında kendi sitesi bakalım neler söylemiş;

Tüm cilt tipleri için uygundur. Shiseido Urban Environment UV Protection Cream Plus SPF 50 UV ışınları, hava kirliliği ve kuruluk gibi dışsal faktörlere karşı olağanüstü nem ve koruma sağlayan yumuşak dokuda günlük güneş korumasıdır. Kent yaşamına karşı mükemmel koruma. İçerdiği Elma Gülü Yaprağı Özü sayesinde UV ışınlarının neden olduğu oksidasyon hasarını engeller. Nem-Onarıcı Kompleks sayesinde cildi kuruluk ve günlük zararlı faktörlere karşı korur. UVA/UVB'ye karşı güçlü koruma sağlar, yüksek nem etkisi 8 saat boyunca devam eder, klima, çevre kirliliği ve diğer şehir oksidanlarına karşı korur. Cilde kolaylıkla yayılır, beyaz görünüm yaratmaz. Fondöten için ideal baz oluşturur. Sabahları nemlendirici üzerine tüm yüz, boyun ve dekolteye uygulanır.



Ürünün içeriği;



Gördüğünüz gibi ürünün 2 farklı çeşidi var; 30 Spf ve 50 Spf.. Bendeki 50 Spf'lik olandan çünkü, yukarıda da bahsettiğim gibi çok açık tenliyim ve cildim her tür hava koşulunda hemen kızarır, gerilir v.s.  Cilde gayet güzel nem veriyor ve gerçekten koruyor.. 

Ürün losyon değil krem kıvamında. Beyaz değil fildişi renkte ve cilde kolaylıkla uygulanıyor.. Uygulandıktan sonra ise hemen emiliyor cilt tarafından ve beyaz bir tabaka bırakmıyor. Kısacası ben ürünü çok beğendim, hatta bazen acelem olduğunda nemlendirici yerine bile kullandığım oluyor :) 

Peki ben bu ürünü tekrar alır mıyım? Evet, kesinlikle alırım!

Sevgiler Desire


27 Mart 2012 Salı

Ojelerin Kraliçesi Bordo... Pastel 119

Merhabalar, 


Bugün oje denince ilk akla gelen renklerden bordonun en göze çarpan tonlarından biriyle karşınızdayız...


Hiçbir zaman demode olmayacak bir klasik ...










Bu ojemi geçen hafta gittiğimiz Halil Sezai konserinde kullandım en son =)



Bordo severlerin bu tona bayılacağına eminim,

Güneşli günler dilerim...


23 Mart 2012 Cuma

Facebook Artık Yok ! =)

Merhabalar,

Bir gün Facebook'un artık olmadığını öğrenseniz ne yapardınız...

Evet bu videoda da bunu gerçekten trajediymişcesine anlatıyorlar ve cidden komik izlemelisiniz =)




NOT: 
Youtube'dan görüntüleyemenler için buraya tıklayarak alternatif adrese göz atabilirsiniz...

21 Mart 2012 Çarşamba

Yazlık kıpır kıpır bir oje; Rimmel Sky High..

Herkese merhaba,


Yine uzuuun bir aradan sonra ama bu defa bir oje postuyla karşınızdayız :)


Bu ojenin resimleri pazar günü gezisinde iken çekildi. Evet, henüz yayınlayabiliyorum malum bu hafta hiç olmadığı kadar yoğun geçti benim için.. 
Blog arkadaşım Melody ve onun nişanlısı S. ve ortak arkadaşları Ö. ile beraber inanılmaz eğlenceli bir öğleden sonrası geçirdik :)) Lafı fazla uzatmadan ojemizin diğer resimlerine geçiyorum;






Ojenin performansı çok, çok güzel.. Resimlerde de görüldüğü üzere tırnaklarda çok cafcaflı bir duruşu yok, opak bir renge sahip.. Tek kat uygulandığında rengini belli ediyor fakat kötü bir görüntüye sebep oluyor. Ben 2 kat uyguladım ve ayrıca altına Base Coat ve üstüne Top Coat uyguladım.. Böylece ojenin daha dayanıklı olmasını sağlamış oluyorum.. Eğer herhangi bir şey olmazsa veya çıkarmazsanız 1 hafta veya daha uzun süre tırnağınızda kalabiliyor ;)





Kolyemle de pek bir uyum sağlamış, bunu da sonra farkettik ve hemen resmini çektik :) 


Base ve Top Coat olarak kullandığım oje ise; 


Yine Rimmel markasına ait olan Pro Super Wear Top Coat.. 60 saniye gibi kısa bir sürede kuruyor ve böylece işleri kolaylaştırıyor :) Ojelerin altına sürdüğünüzde koyu renk ojelerin tırnağa renk vermesini önlüyor.. Ayrıca son kat olarak uygulandığında; daha öncede bahsettiğim gibi ojenizin ömrünü uzatıyor ve ışıl ışıl görünmesini sağlıyor...


Umarım beğenmişsinizdir.. Bir sonraki postta görüşmek üzere kendinize çoook iyi bakın..


Sevgiler Desire

14 Mart 2012 Çarşamba

14 Mart Tıp Bayramı...

Herkese merhaba 

Bugün başlığımdan da anlayacağınız gibi 14 Mart "Tıp Bayramı".. 

Öncelikle kendi doktorlarım olmak üzere, bu ülkeye emeği geçmiş bütün doktorların ve doktor adaylarının 14 Mart Tıp Bayramlarını canı gönülden kutluyorum...





Nemlendirici Dosyası - 3 Göz Kremi

Herkese merhaba

Uzuuunca bir süre yoktum :) bu gidip gelememeler inanın moralimi fazlasıyla bozuyor ama yapabileceğim bir şey yok.. İnşallah çok, çok kısa bir süre sonra bütün bu sıkıntılar geçecek ve bende bol bol paylaşımlarda bulunacağım siz değerli okurlarımıza :)

Bugünün yazısı BENEV Vital Eye Cream ürününe ait. 



Benev Vital Eye Cream
Ben bu ürünü bir kaç ay önce almıştım. Göz çevremde bir anda beliren morluklar, nemsizlik, incecik çizgiler ve göz altı şişkinliklerimden şikayetçiyim deyince, eczacı bayan bana bu ürünü önerdi ve her üründe olduğu gibi sabah ve akşam düzenli olarak kullanırsan etkisini görebilirsin dedi.

Bakalım ürünün kendi sitesi nasıl yorumlamış;

Yararları;

* Göz altı morluklarını azaltır.
* Göz altı torbalarını azaltır.
* Göz çevresindeki çizgileri azaltır.
* Göz çevresini nemlendirir.
Acetyl Hexapeptide, Hyaluronik Asit, diğer peptidler ve botanikal ekstreler sayesinde göz çevresinin genç görünmesini sağlar.


Ürünün miktarı 19 gr. yani normal bir göz kreminden 4 gr. veya 4 ml. daha fazla.
Göz altı ve çevresine hafif tampon hareketlerle masaj yaparak uygulanıyor. Ve böylece hem kan dolaşımı artmış, hemde göz çevrenizdeki o yorgun görünüm bir nebze olsun giderilmiş oluyor.
Ve son olarak düzenli kullanılırsa 6 ile 9 hafta içersinde en iyi sonucu elde ediyorsunuz.

Ürünün kendi sitesi böyle yorumlamış. Bakalım benim yorumlarım nasıl olacak:

Benev göz kremini aldığım günden itibaren (tarihi tam olarak hatırlamıyorum) düzenli olarak kullandığımı söyleyemeyeceğim. Çünkü bir gün iyiysem, diğer gün kötü olabiliyorum. Hatta ayağa bile kalkacak mecalim olmuyor bazen ne yazık ki..

E hal böyle olunca çok düzensiz kullandığımı itiraf ediyorum :( Bundan dolayı sanırım pek bir faydasını görmedim kremin.
Krem diyorum ama aslında daha çok losyon-jel kıvamında bir yapısı var ve oldukça akışkan. Rengi o bildiğimiz kremlerin renginden değil, hardal rengi. %90 doğal olduğundan dolayı da kokusuz, yani kendine has ilaç gibi bir kokusu var :)

Sürümü kolay ve çabuk emiliyor ama sürerken çok dikkatli olmak gerekiyor çünkü, bir kere yanlışlıkla kirpik dibime kadar sürmüştüm ve akşama kadar gidip gelip yıkamıştım gözümü inanılmaz yakıyor.

Son bir yorum daha; ürünü sürdükten sonra kadifemsi ve pürüzsüz bir göz çevresi olmuyor ne yazık ki.. Çok yapış yapış oluyor bu durumu hiç sevmedim ne yazık ki. Bir de göz çevresine kesinlikle nem vermiyor, krem emilene kadar iyi ama emildikten sonra hiç krem sürülmemiş gibi. Güldüğümde bile göz çevremde bir gerginlik hissediyorum. Bu kremi bir daha alır mısın? diye sorarsanız, kesinlikle "Hayır " derim...


Sevgiler Desire

INTERNET HIZINIZI TEK TUSLA ÖLÇÜN...

İnternette gezerken bazen internetin yavaşladığını ve bu yavaşlamanın internet bağlantı hızımızın yavaşlığından mı, yoksa o sitenin sunucularından mı kaynaklandığını bilemiyoruz. İşte bu belirsizliğe son vermek  için internet bağlantı hızımızı test edebileceğimiz pratik bir çözüm hemen burada: Speed.io 


Hız testi göstergeleri

Hız testi sonuçları


Speed.io ile görsellik ve tasarım olarak süper hazırlanmış,flash ile yapılmış olan bu hız testimizde indirme,yükleme ve bağlantı hızımızla birlikte ping sonuçlarımızıda sadece start düğmesine basarak öğrenebiliyoruz.

12 Mart 2012 Pazartesi

Enteresan Gerçekler...



1. Alman araştırmacılar, iğne olurken öksürmenin acıyı o an kestiğini keşfetmiştir. 

2. Salyangozların 25.000 civarında dişleri vardır. 

3. Kirpiler suda batmaz. 

4. Konya’nın yüzölçümü Hollanda’dan büyüktür. 

5. Şu anda bilinen en büyük asal sayı 7 milyon 816 bin 230 rakamdan oluşmaktadır. Kolay kullanılması için ‘2 üssü 25964951 eksi 1‘ olarak ifade edilir. 

6. Fransa Kralı 14. Louis sudan nefret ederdi ve hayatında sadece 3 kez banyo yaptı. 

7. Yemekten sonra içilen bir sigara 10 taneye bedeldir. 

8. Yağmurlu havada dışarıda telefonla konuşmayın şimşek çaktığında kesinlikle ölürsünüz. 

9. Tiger Woods, golf sporunun üstadı olarak gösteriliyor, icra ettiği golf sporu ile senede 90 milyon dolardan daha fazla para kazanıyor. Bu da saniyede 148 $ yapar. 

10. İnsan vücudundaki karbon bir araya getirilse 80 çuval kömür yapılabilir. 

11. Güneş Dünyadan tam olarak 149 milyon km uzaklıktadır. 

12. Kalkan balıkları yavruyken dişidir ancak 5 yaşına geldiklerinde birçoğu erkeğe dönüşür. 

13. Sivrisineklerin cinsel ilişkisi; 2 saniye sürer. 

14. Peygamber devesi adlı böcek türünün erkeğinin kafası, çiftleşirken dişi tarafından koparılıyor. 

15 Bir keresinde Meksika’da aynı gün içinde 3 kez cumhurbaşkanı değişmiştir. 

16. Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı. 

17. Yapılan bir deney sonucunda sigara içindeki katran maddesinin bir farenin sırtına sürüldükten sonra, farenin sırtındaki o bölgede kanser oluştuğunu. 

18. Akreplerin kanı beyazdır. 

19. En kuru çöl: Şili'deki Atacama Çölü en kuru çöldür. Bazı yerlerine 400 yıl yağmur yağmamıştır. 

20. İstiridyeler çiftleşme için kendileri için en uygun duruma bağlı olarak bir cinsiyetten diğer cinsiyete geçerler. 

21. Çikolatanın köpekleri öldürdüğü doğrudur. Onların kalbine ve sinir sistemine zarar verir. 

22. Lübnan'da dişi bir hayvanla cinsel ilişkiye girmek serbesttir ama erkek hayvanla yasaktır. 

23. Termitler (beyaz karıncalar) kendi boylarının 200 katı büyüklüğünde yuvalar inşa ederler ama hepsi kördür!

24. Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer. 

25. Amerikan havayolları, uçuşlarda yolculara sunduğu kahvaltılarda her tepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yılında 40 bin dolar kar etmiştir. 

26. Kutup ayıları solaktır. 

27. Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur. 

28. Suudi Arabistan'da hiç ırmak yoktur. 

29. Sığırların dört tane midesi vardır. 

30. Zürafalar yüzemez ve ses telleri yoktur. 

31. Bir mayıs sineğinin ömrü sadece birkaç saattir. 

32. Kolombiya'da gece sakın kırmızı ışıkta durmayın. Soyulursunuz. 

33. ABD'de trafik polisi sizi durdurursa elleriniz direksiyon üzerinde put gibi bekleyin. Hareket ederseniz vurulabilirsiniz. 

34. Tibet'te çay bardağını iki elinizle avuçlamazsanız saygısızlık etmiş olursunuz. 

35. Japonya'da çatal, kasık yerine kullanılan çubukları tabağa çapraz koymak hakarettir. 

36. Rusya'da erkek erkeğe dudaktan öpmek sevgi ve saygıyı gösterir. 

37. Istakozların kanları mavi renklidir. 

38. Günde 24 saat sayı saysanız, 1 trilyona ulaşmanız 31 bin 688 yıl alır. 

39. İnsanın kalça kemiği betondan daha sağlamdır. 

40. Dünyadaki tüm karıncaların ağırlığı, tüm insanların ağırlığının 10 katıdır. 

41. Aslanlar bir günde 50 kez cinsel ilişkiye girebilir. 

42. Endonezya'da pazarlık sırasında satıcı parayı yere atarsa son fiyat anlamına gelir. 

43. Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. 

44. İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir. 

45. Ortalama olarak, Amerika’da günde üç adet cinsiyet değiştirme operasyonu gerçekleşmektedir. 

46. Sadece dişi sivrisinekler ısırır. 

47. Salatalığın yüzde 96’si sudur. 

48. Yılanlar duyamaz. 

49. Kediler şeker tadını ayırt edemez. 



50. Atlar, bir ay ayakta kalabilirler. 

51. Fareler ve atlar kusamazlar. 

52. Karıncalar uyuyamaz. 

53. Sineklerin 5 tane gözü vardır. 

54. Yunuslar bir gözlü açık uyurlar. 

55. Develerin 3 tane kaşı vardır. 

56. Bir sineğin hızı saatte 8 km.dir. 

57. Zürafanın dili siyah ve 35 cm. kadardır. 

58. Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. 

59. Fil zıplayamayan tek memelidir. 

60. Kangurular geri-geri yürüyemezler. 

61. Ördeğin vakvaklaması yankı yaratmaz ve bu açıklanamıyor. 


62. Yaşamı boyunca bir insan uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yutuyordur. 

63. İdrar zifiri karanlıkta parlar. 

64. Çok şiddetli bir hapşırık kaburgalardan birini kırabilir. 

65. Hapşırığını tutmak baş veya boyundaki damarlardan birinin yırtılmasına neden olabilir hatta felce veya ölüme dahi yol açabilir. 

66. Hapşırık sırasında gözlerini kapamaya çalışmak onların yerlerinden fırlamalarına yol açabilir. 

67. Domuzlar vücut yapılarından dolayı hiçbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamazlar. 

68. Dünya nüfusunun %50 si telefonla hiç konuşmamıştır. 

69. 1 saat süreyle kulaklıkla bir şey dinlemek kulaktaki bakteri sayısını %700 arttırır. 

70. Çakmak kibritten önce bulunmuştur. 

71. Parmak izleri gibi dil izleri de her insan için benzersizdir. 


72. Dünya'ya en yakın yıldız güneş'tir. 

73. Paris'teki Versailles Sarayı'nın 1300 odası vardır ancak hiç tuvaletinin yoktur. 

74. Timsahlar daha derine batabilmek için taş yutarlar. 

75. Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir. 

76. Sabahları bir elma, kahveden daha fazla uykunuzu açar. 

77. Evinizdeki toz parçacıklarının büyük çoğunluğu ölmüş deri dokusudur. 

78. Taze kakao içinde bulunan sıvı, kan plazması yerine kullanılabiliyor. 

79. Ne boyutta olursa olsun hiçbir kağıt parçası 7 defadan fazla ikiye katlanamaz. 

80. Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir. 

81. Kuşlara şimşek çarpmaz. Çünkü elektrik onların tüyünden geçemez. 

82. Develer deniz suyu içebileceği gibi bir defada 250 litre su da içebilir. 

83. Yeryüzünün en sıcak yeri Afrika’da El-Ezize bölgesidir. (Gölgede 58 derece) 

84. Yeryüzünün en soğuk yeri Antartika’da Vostok (Rusya) bölgesidir.(-88.3 derece) 

85. Bir köstebek sadece bir gecede 90 m. tünel kazabilir. 

86. Eski Mısırlılar taştan yapılmış yastıklarda uyurlardı. 

87. Hapşırdığımız zaman kalbimizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarımız bir an için durur. 

88. İnsanlar 200 milyon soluk alıp verme, 1 milyar kalp atışı, 300 milyon mide kasılması ve 20 milyar göz kırpması kadar yaşarlar. 

89. Sıcak su soğuk sudan daha ağırdır. 

90. Bir kilo limonda, bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır. 

91. İnci sirkede erir. 

92. Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunur. 

93. Eskimolar, buzdolaplarını yiyeceklerinin donmaması için kullanırlar. 

94. Günde bir metre boy atan sarmaşıklar da vardır. 

95. Osmanlı sultanlarının ve bazı alimlerin başlarındaki kavukları, kefenlerinden oluşurdu ve sık sık ölümü hatırlayıp ona göre karar verir ayrıca öldükleri zaman hemen başlarındaki kefenle defnedilirlerdi. 

96. Beşiktaş kulübünün kuruluşundaki Kırmızı-Beyaz renklerinin, Balkan savaşındaki mağlubiyetten sonra Siyah-Beyaz olarak değiştirildiğini... 

97. Fenerbahçe Kulübünün ilk adının 'Siyah Çoraplılar' olduğunu... 

98. Galatasaray kulübünden, yıllar önce bir grubun ayrılıp 'Güneşspor' u kurduğunu... 

99. Bir futbolcu topa her kafa vuruşunda, beyninden 1000(bin) hücre ölür. 

100. Köpeklerin ter bezleri ayaklarının altındadır. 


9 Mart 2012 Cuma

neden...

neden insan verdiği değerin yarsını bile görmez karşısından, daha önce dediğim gibi bu kadar mı imkansız mutluluk. ya da belki sadece bana. en sevdiğin kişi seni herhangi biri kadar önemsiyorsa, nasıl geçer ki hayat. etrafındaki herkes hayatını onunla geçirmeni beklerken, sen sadece "biri"ysen hayatında. elinden geleni yapıp en çok onu severken, böylesine kolay kırıp döküyorken seni, bunu neden bu kadar büyüttüğünü sana soruyorsa, senin kalbini paramparça eden tavırları, onun için önemsenmeyecek şeylerse, bu hayat nasıl geçer. ne gerek var bu hayatı yaşamaya, mutsuzluk yığını olacağını bile bile. 


değer görmeyecek biri olmamak için hep değer verdim, kendimi adadım... da ne oldu, hep kaybettim, ezildim, görünmezmişim gibi, içimden geçip giden diğer herkes gibi...görünmüyorum, kendimi gösteremedim ben bu hayatta, kimse görmeden içimden geçti gitti, kalbimi ruhumu parçalarcasına, suçlu da hep ben oldum nasıl oluyorsa, hep verdim, alamadım, yine de ben suçlu oldum. becerebilsem devam etmeyeceğim bu hayatı yaşamaya, çekip gideceğim hayattan, ama onu da beceremiyorum, beceremedikçe içimde bir umut yeşeriyor, iyileşebileceğine dair kaderimin, ama değişen hiç bir şey olmuyor, ben sadece her defasında daha da parçalanıyorum. olan bu. 

hayatımda kendim kadar önemsenmeyen bir insan görmedim. arkadaşsız, akrabasız, hiç bir şeysiz. bir kedim bile yok derler ya cidden de tam da öle. ben buradayım benim de bir kalbim var, incinir, kırılır. hayatımı paylaşacak kişiyi buldum sandım, hayatım boyunca aldığım yaraları sevgisi iyi eder diye. nerden bileyim yaralarıma yara, kırıklarıma kırık ekleyeceğini, ona göre ben altta kalmazmışım, ben zaten hayatın altında kalmışım, kafamı doğrultmaya çalıştıkça herkes üstüme basıp geçti. bu kişi elimden tutar beni kaldırır derken, neden altta kalmıyorsun die benden orada o herkesin ezdiği görmediği yerde kalmamı istedi, hatta bundan yakınmam bile sorun oldu. doğru benim ne canımın acıdığını, ne kalbimin kırıldığını bile söylemeye hakkım yok. sadece insanları mutlu et, ne önemi var senin mutlu olmanın, hatta varolmanın değil mi... yok. varsan etrafını mutlu et, ya da yok ol. 

ben de insan değil miyim, herkes itip kakarken, akrabalarım itmişken, arkadaşlarım itmişken, hayatımı paylaşacağım sandığım kişinin de beni itmesi. bu çok ağır. kaldıramıyorum Allah'ım güç ver ya da al beni yanına. gücüm isteğim kalmadı bir sabah daha sebepsiz kalkmaya. nasıl insanlar seviliyor, nasıl kötülükler yapanlar seviliyor, affediliyor, bağırlara basılıyor da benim günahım ne. saatlerce ağlasam ne fayda, bir yerde tükeniyor yaşlar, ama içimden devam etmiyor muyum ağlamaya... 


insanlara cici güler yüzlü görünmeye çalışırken içim ölmüş görmüyor kimse, en yakınımdaki bile görmezden gelirken diğerleri yapmış çok mu... diğerlerine en azından bunu belli etmemeye çalıştım. oysa ona en ince ayrıntısına kadar defalarca anlatmışken kendimi, nasıl görmezden gelebiliyor. bu sevgisizlik... 


bir gün gerçekten sevilmek istiorum. sadece ben olduğum için, senin beni sevmene aşık oldum, senin bana ilgine aşık oldumları duydum hep, söylemeyenler de öle davrandı, ben sevgi dolu davranıyım her şekilde, o kadar. bana nasıl davranıldığı önemli değil, aa o kırıldı mı önemli değil geçer, o mu üzüldü, boşver yarın öbürgün dayanamaz affeder, asla kimsenin kaybetmekten korktuğu kişi olamadım, ben kimi kaybetmekten korktuysam kaybettim aksine. 

huzur, bir facebook arkadaşı yazmış, yoksa unuttum böle bir kelimenin varlığını bile, bi mutluluktur peşinde koşturduğum boşuna, uğrunda huzur nedir onu da unuttuğum. vücut sağlığı, akıl sağlığı, ruh sağlığı... her türlü sağlığımı da yitirdim. ne kadar pahalıymış mutluluk. huzur ise yanına yaklaşılmaz pahalılıkta. tadına bakmaya bile izin verilmeyen cinsten. 


gece gündüz farkı yok her yer bitmez tükenmez bir karanlık yalnızlık, içinden çıkamadığım. uyuyorum sanıyorlar, hatta fazla uyuyorum sanıyorlar, bilmiyorlar ki, uykumda bile canımı kurtarmaya çabaladığımı, uykumda bile kovalandığımı, tehdit edildiğimi, terkedildiğimi, sevilmediğimi, ağladığımı, sanki gerçek hayatta yetmiyormuş gibi kötülükler... geceleri uykumda da peşimi bırakmıyor. uyanmak cehennemde uyanmaktan farksız. sebepsiz bir gün daha yaşamak. yorgun uyanmak, kendini telefonla kandırmaya çalışmak, kendini seviliyor hissettirmek için telefonla kandırmak, sanırım lanetlenmiş biriyim ben, belki de cehennemimi burada yaşıyorum. ya da daha da beteri bekliyor beni orada, ölümden sonrasında. sevdiğim insanla yaptığım sevgi uğruna yaptığım yanlışlar beynimi tırmalarken, kendimi sevgi var aşk var nasılsa die yatıştırmalarımın ardında, sevgisizliği gördüğümde üstüme üşüşen karabasanlar... bana iki dünyada da gün yüzü olmıcak biliorum. burada da orada da ayrı ayrı cezamı çekiyor olucam demekki. bu lanetli hayatı yaşamak da bu yaşamdan kaçmak da bitirmeyecek bu "itelenmiş, parçalanmış ben"in huzur ya da mutluluktan uzak halini. insan acınmak istemez, acınacak halde olmak hoş değildir. ama ben acınmayı bile ister haldeyim, en azından görünür olurum, birileri benim için biraz üzülür, önemser.. ben var olurum. şu an yokum... yokum. sadece acı çeken bir yokluk. işte bu benim. sokakta bile beni görmeden çarpıp geçenler, cidden görmüyorsunuz di mi beni, o kadar silik biriyim.



dışarıda sevdiği yemeği, yerken bile bi yutkunan benken, her akşam acaba bugün gelir mi diye yazdıklarından ipucu çıkarmaya çalışırken, hep sadece görmek isteyen tarafın ben olduğumu bilirken, bu acıtıyor. sevildiğimi göstersin hissettirsin diye kendimi parçalıorum ki acımdan, muhtaçlığımdan, sevgiye açlığımdan, ama eziliyorum hep bu yüzden. sen sus, sıkıntılarını söyleme, yapan karşındaki olsa da, sen güzel davran, iyi davran ama sana yapılanı unut, at içine otur.


her sabah uyandığımda, gördüğüm rahatsız rüyanın rüya olduğunu anlayıp, tam sevinecekken, aslında mutlu olacak, sevinecek bir gerçeklik içinde olmadığımı hatırladığımda... artık sabahları telefonuma da bakmıyorum. neden mi... artık sadece "havadurumu" gelmiş oluyor. o da beni sevdiği için gelmiyor ya karşı taraftan. ekranda bir mesaj var yazıp açtığımda mesaj sahibinin "havadurumu" olduğunu görmek acıtıyor, kanatıyor, sabah ilk saniyemde bile. nasıl baş ağrısıyla uyanmıyım ki, telefonda bile başın ağrıyor mu lafını duymak, olmasa bile başlatma sebebi...


desem ne fayda, demişler ya sussam gönül razı değil, konuşsam ne fayda. o hesap yazıyorum işte. yazıorum da ne olacaksa. duvara, yokluğa gidecek kelimeler, hayatım gibi.


sevgi dünyayı güzelleştirirmiş. hayır katılmıyorum. sevgi dünyayı, dünyanı cehenneme de çevirebilir, karşılığını görmediğin bir sevgi barındırıyorsan kalbinde. sevgi çiçekler midir, hediyeler mi, pahalı takılar, restoranlar mı. yoksa sadece ona hayatındaki en önemli kişi olduğunu her halinle hissettirmek mi. ben cevabı biliyorum. bilmemin bi işime yaramadığı o gereksiz matematik formülleri gibi. .. çünkü hayatımdaki en önemli kişinin hayatındaki en önemli kişi değilim. hatta önemli kişilerden biri dahi değilim. doğru olsam ne fayda , haklı olsam ne fayda, bunlar beni mutlu etmez, karşımdaki bana değer vermediği noktada doğruluğumun veya haklılığımın ne değeri kalır. haklıyım, doğruyum, eziliyorum, itiliyorum, kırılıyorum, parçalanıyorum. işte benim hayatım. bir çocuğun karşılıksız sevgisi gibi sıcak bi kucaklaşma, ah küçük çocuk buna alış, yoksa benim gibi karşılıksız sevgilerinden canın çok yanar. insanı en çok çocuğu severmiş, sırf bu sebepten, bir bebeğim olsun istiyorum, ama sevdiğim insanca sevilmeden bu da mümkün olmuyor ki kısaca sonsuza dek sevilmemeye mahkumum demek bu.

7 Mart 2012 Çarşamba

Günün Arzu Nesnesi " Chanel Horizon Allık " :)

Herkese merhaba

Sizce bu güzellik karşısında fazla söze gerek var mı??? :))



Bir sonraki postta görüşmek üzere.. Sevgiyle kalın :)



                                   Desire

6 Mart 2012 Salı

Türk Lirası Simgesinin Bilgisayarda Kullanımı


Türk Lirası için belirlenen yeni sembolü "¨(burada tırnak işaretlerinin arasında yeni simge bulunuyor, ancak bu anlatımdaki yüklemeyi henüz yapmayanlar bunu sadece iki tire olarak görüyor olacaktır.) bilgisayar ortamında kullanmak için yapmanız gerekenler:

Yazışmalarda yeni TL simgesinin kullanılması, TL’nin uluslararası ticarette daha kolay tanıtılmasına da yardımcı olacak. Bu nedenle Merkez Bankası, TL’nin çeşitli klavyede kısa yol kullanılarak yazılabilmesi için bir program hazırladı.

İşte yapmanız gerekenler…



Öncelikle www.tcmb.gov.tr sitesine girmeniz gerekiyor. Sizi Merkez Bankası’nın web sitesinin ana sayfasına götürecek olan bu adrese girdikten sonra ana sayfanın sağ kenarındaki menüde “TL Simge” linkini göreceksiniz. O linke tıklayın. Açılacak olan sayfada sizi TL Simgesi’nin jpeg formatına, teknik özelliklerine ve TL simgesini bilgisayar ortamında kullanmanızı sağlayacak olan programa götürecek olan üç ayrı link göreceksiniz. En alttaki “TL Simgesini içeren yazı tipini bilgisayarınıza kurmak için tıklayınız” linkine tıklayın.





Açılacak olan sayfada sırasıyla Windows, MacOS, Pardus, Debian Linux, RedHat Linux gibi seçenekler göreceksiniz.


Bilgisayarınız için uygun olan seçeneği tıklayarak “exe” dosyasını çalıştırmanız yeterli. Ayrıca sizin için uygun olan yazılım hangisi ise ona tıkladığınızda, klavyenizden ulaşabileceğiniz kısayolların da açıklandığını göreceksiniz. Örneğin Windows için yapılan kurulum, işletim sisteminizin program dosyaları alanına “TCMB” isimli bir klasör yaratıyor. Bu klasörde, başlangıç menünüzde bir kısayolu da bulunmakta olan “TLSimgeKisayol.exe” programı yer alıyor.


Bu programı çalıştırıp herhangi bir metin düzenleyicide, “AbakuTLSymSans” yazı tipini seçtiğiniz taktirde AltGr+T ve Ctrl+Alt+T tuş kombinasyonları ile "¨simgesini kullanabiliyorsunuz.


Programı kapatmak için, sistem menüsü alanından TL simgesini sağ tıklayarak “Çıkış” seçeneğini seçmeniz yeterli oluyor.




5 Mart 2012 Pazartesi

HER İNSANIN KADER KATSAYISI VARDIR



Okuyun ve hesaplayın kişiliğinizle şaşırtıcı şekilde uyumunu görün. 

Kader Katsayısı Nedir? 

Bu sayı var oluşunuzun gerisindeki amaç ve özellikleri belirliyor. İçinizde saklı olan özellikler, düşünce biçiminiz, kişiliğiniz ve yaşamdaki amacınız gizli bu sayı da doğumdan ölüme kadar bu sayının ışığında yolunuzu çizeceksiniz.


Kader Sayınızı Nasıl Bulacaksınız? 

Yaşam çarkınızın kader sayısını bulmak için doğduğunuz ayın değeriyle günü ve yılının sayılarını yan yana toplamanız gerekiyor. Ayların sayı değerleri: 

Ocak: 1
Şubat: 2
Mart: 3
Nisan: 4
Mayıs: 5
Haziran: 6
Temmuz: 7
Ağustos: 8
Eylül: 9
Ekim: 1
Kasım: 2
Aralık: 3

Sıra kader sayınızı bulmaya geldi.
Tablodan doğduğunuz ayın değerini bulup gün ve yıl ile birlikte toplayın.

Örneğin:
20 Temmuz 1957 'de doğmuşsanız;
20+ 07+ 1957=1984
1+9+8+4=22 > 2+2=4
Kader sayınız: 4 eder


Kader Sayısı 1             "ÖNCÜ" 

Öncü, lider, yol gösterici ve planlayıcısınız. Gerçekten güçlü bir kişiliğiniz var. Yeriniz kaptan köşkü. Başkalarına boyun eğmek sizin için yabancı bir kavram. Son derece yaratıcı ve yeteneklisiniz. Düşüncelerinizi bir an evvel yasama geçirmek, gerçekleştirmek için gerekli olan mücadeleci ruhu sizde mevcut. Yükselme hırsı ise yaşamınızın temelini oluşturuyor. Arzu ettiğiniz başarıya ulaşmak için yılmadan çalışıyorsunuz. Yöneticilik yeteneğiniz olduğu için Olaylara hemen hakim olabiliyorsunuz. Yasamın her alanında bu yeteneğiniz geçerli. Kararlılık, güç ve irade hırsınızın araçları. Ve siz bu araçları büyük bir beceri ile kullanıyorsunuz. Zaman zaman bu Niteliklerin olumsuz yönlerini sergilediğiniz oluyor. Böyle durumlarda son derece saldırgan olabiliyorsunuz. Oysa istediğinizi elde etmenin yolu, ilişkilerinizde inceliği elden bırakmadan halletmek. Bazen eleştiren ve emreden oluyorsunuz ama size eleştiri yapıldığında kahroluyorsunuz. Aslında son derece hassas bir kalbiniz var. Bu durumda kalbinizin sesini dinleyin. Kısa zamanda hem liderliğinizi hem de dostlarınızı yeniden kazanırsınız. 



Kader Sayısı 2       "YARDIMCI" 

Sizi başkalarından ayıran iki yönünüz var. Taktik ve insan ilişkilerinde gösterdiğiniz ustalık ve beceri ile üstesinden gelemeyeceğiniz hiç bir şey yok. Yaşamınızdaki anahtar kelime işbirliği. Uyumsuzluk ve tartışmalı konular sisteminizi hemen etkiliyor. Bu yüzden başınıza böyle bir şey geldiğinde bütün gücünüzle durumu düzeltmeye çalışıyorsunuz. Zarif bir insansınız bunun yani sıra başkalarını da çok düşünüyorsunuz kırmamaya çalışıyorsunuz. Bu yüzden çevrenizden dostlarınız hiç eksik olmuyor. Kader Çarkının diğer sayılarından daha mücadeleci bir ruha sahipsiniz ( 9'dan sonra ). Ancak yaşamın güzel zevklerinden hiç mahrum kalmıyorsunuz. 2 rakamı toparlayıcılığın sayısıdır. Ruhunuzun birleştirici yönünü alevlendiriyor. Mutluluğunuzun temel koşulu ise uyum yaptığınız her şey de sanki bir sihir var. Çünkü bir kavramı ele alıp onun içini doldurmakta üstünüze yok. Başkalarının yardıma ihtiyacı olduğunda ortaya çıkıyorsunuz ama gerektiğinde hiç kimsenin yardımı olmadan isinizi kendi başınıza halledebiliyorsunuz. 



Kader Sayısı 3            "SEÇİCİ" 

Örgütlenme yeteneği ve yöneticilik sizde toplanıyor. Becerikli bir insansınız bu özelliğiniz sayesinde başarı ve mutluluk dolu bir yasam sizi bekliyor. İnsanin doğasını ve zaaflarını iyi bildiğiniz için insanlığı düzeltmek amacına yönelik meslekler seçiyorsunuz. Aslında çok bağışlayıcı ve halden anlayıcı bir insansınız. Otorite en önemli silahınız. Yönetici olarak girdiğiniz her yerde bu silahı kullanıyorsunuz. Ne kadar büyük bir toplulukla çalışırsanız başarınız ve kazancınızda o derece büyük olacaktır. Endüstri, şirket ve örgütlerde yönetici yeteneklerinizi en iyi şekilde kullanabilirsiniz. Çok cesur bir insansınız. Amaçlarınız ve yapmanız gerekenleri çok iyi biliyorsunuz. Amacınız herkesin hareket özgürlüğünden faydalanmasını sağlamak. Ama bu da size göre belli bir disiplin içinde olmalı. Kendi özgürlüğünüz için başkalarını incitmekten hoşlanmıyorsunuz. Doğal olarak başkalarının da bunu size yapmasına izin vermiyorsunuz. 



Kader Sayısı 4          "DUVARCI" 

Yasam çarkınızın sayısı kareyi simgeliyor. Bu adalet ve eşitlik demektir. Siz ise bu karenin tam ortasında dört tarafınız çevrili olduğu için kıpırdayamıyorsunuz. Biraz da hareket ve renk lazım değil mi hayatınızda? Sadece yukarıya doğru gelişebiliyorsunuz. Kare yasamın tüm pratik yönlerini temsil ediyor. Ama olaylara değişik acılardan bakmayı başaramıyorsunuz. Yasam çarkına gelecekte olacak iyi şeylerin temeli diye de bakabilirsiniz. Sabırlı ve sebatlı birisiniz çalışmaya her an hazırsınız. Aynen bir duvar ustası gibi araçlarınız mantık ve yöntemdir. Sizin için belirli kalıplar var, onların dışına çıkmayı ise hiç aklınıza getirmiyorsunuz. Sadik ve güvenilir bir kişisiniz. Ancak muhafazakarlık sizi kısıtlıyor. Ayrıntılar ise sizin bazı çabalarınızın sonuçlanmasını engelliyor. Kendi fikirlerinizi başkalarına zorla kabul ettirmeye çalışmazsanız ilerlemeniz daha kolay olacaktır. Bir sanatçının ya da mimarin size kavram olarak sunduğu biçimi tüm ayrıntıları ile gözünüzde canlandırabilirsiniz. Bundan sonrada kendi pratik yaklaşımınızla projeyi kağıda dökebilirsiniz. Kimse sizin için görev ve sorumluluklardan kaçıyor diyemez çünkü nerede güvene ihtiyaç varsa orada sizi buluyorlar.



Kader Sayısı 5           "YAZICI

Doğuştan Merkür özellikleriniz var. Enerjik ve canlısınız. İnce bir zekanın yanı sıra iyimser bir kişiliğiniz var. Yaşam sizin için cesaret gerektiren bir macera. Eğlenmesini dahası yaşamasını çok iyi biliyorsunuz. Yaşamın değişkenliği sizin değişik ve çeşitliliğe olan düşkünlüğünüzle tam bir uyum içinde olduğundan yasama rahatlıkla ayak uydurabilirsiniz. Dünyanın merkezi olmaktan hoşlanıyorsunuz. Ama olmadığınızı bir türlü kabul etmek istemiyorsunuz. Özgürlüğünüze çok düşkünsünüz. Ve hiç bir şeyin sizi özgürlüğünüzden alıkoymasına izin vermiyorsunuz. Sözcükleri kullanmada çok başarılısınız. Bundan dolayı konuşmaya dayalı mesleklerde çok başarılı olursunuz. Eğlence ve yazı dünyasında bir yıldız gibi parlayabilirsiniz. Ancak ustun konumsa yeteneğiniz bazen sorunlarda yol açabilir. Bilmediğiniz konulara dalarak mahcup olabilirsiniz. Değişken bir karakteriniz var. Bu kotu bir özellik değil. Kimileri için bir zevk de denilebilir. Size göre akilli insan zamana ayak uydurmak zorundadır. İhtiyaçlarınızın neler olduğunu biliyor ve bu uğurda yapmanız gerekenlerden kaçmıyorsunuz. Sizin için mutluluğa giden yol buradan geçiyor. Her ne pahasına olursa olsun almak. Mutluluk kendinizi ifade etmek ve başarıya ulaşmaktır. 



Kader Sayısı 6     "ÖĞRETMEN" 

Sizin dünyanızın yöneticisi aşktır. Aslında kime aşık olduğunuzun çok da önemi yoktur. Ve evrendeki göreviniz bu Felsefeyi öğretmektir. Amacınız ise başkalarına yardim etmektir. Aşka ve ilgiye olan aşırı ihtiyacınızın arkasında kendinize olan güvensizliğiniz yatar. Ailede gerçekleştirdiğiniz huzuru, çevrenize sonrada tüm dünyaya yaymak amaçların en önemlisi. Kabalığa, bayağılığa asla tahammül edemiyorsunuz. İkili ilişkiler tercihiniz. Kalabalıkta kendinizi savunmasız hissediyorsunuz. Müzikten, güzel sanatlardan anlıyorsunuz. Yasamın güzelliklerine olan sevginizi bu alanlarda uzmanlaşarak dile getiriyorsunuz. Kendinizden çok başkalarını düşünme özelliğiniz, sizi gençlerin danışmanı, yaşlıların sırdaşı ve dünyanın öğretmeni yapıyor. Çok ender eleştiriyorsunuz. Aslında sizi rahatsız eden çok az şey var. Yanınızda sevgiliniz olsun yeter. Görevlerinizin size yüklediği sorumluluk aslında göründüğünden de ağır. Ancak bu ağır görevlerin önemini gayet iyi biliyorsunuz. Yaşamdaki görevlerinizi yerine getirerek büyük mutluluğa ulaşabilirsiniz. 



Kader Sayısı 7               "MİSTİK" 

Gözlemci bir yapıya sahipsiniz her şeyin ardındaki nedeni aramanız en büyük özelliğiniz. Yüzeysel hiç bir şey sizi tatmin etmiyor. Tersine merakınızı körüklüyor. Mistik konuları, yeni ve eski ilim alanları ilginizi fazla çekiyor. Tıpkı bir doktor gibisiniz. Sorunlu insanlar aradıkları huzuru sizde buluyor. Sizin elinizde adeta sihirli bir güç var. Mesafeli tavrınız sizi diğer insanlardan ayırıyor. Ancak yaşamın derinliklerine inenler sizi anlayabilir, suskun dönemlerinize bir anlam verebilir. Nitekim zaman zaman böyle manasızca içinize kapandığınız oluyor. İnsanlar ilk tanıştıklarında sizden çekiniyor. Doğuştan itibarlısınız adeta. Yeriniz ne olursa olsun daima ilgi uyandırıyorsunuz. Felsefi ve kültürel konulara ilginiz büyük. Ancak tam olarak çözebilmiş değilsiniz. Müzik yazmak, kesifler yapmak yaratıcılığınızı kullanabileceğiniz alanlardan. Sizin için sanatçıların eserlerinden yararlanmadan yaşamak, yaşamak değil. Bazen yasam sizin için bir duş kırıklığı olsa da daha öğreneceğiniz çok şey var. Genelde karamsar ve suskun bir yapıya sahipsiniz. Yalnız da yasamayı başarabilecek nadir kişilerdensiniz. Hayat konusunda bazen umutsuzluğa düştüğünüz de oluyor. Ancak felsefi bakış acınız yasamın nereden kaynakladığını ortaya çıkaracak kudrette.



Kader Sayısı 8              "SANATÇI" 

Her şeyi net olarak ifade etme yeteneğine hatta her şeyi net olarak hissetme yeteneğine sahip olmasanız da, zekanın yaşamınızda büyük bir önemi var. Çok çeşitli konulardan zevk alıyorsunuz. Zamanınızı büyük kısmını da hayallere ayırıyorsunuz. Fakat yaşamın salt eğlence olmadığının farkındasınız. Çok yönlü olmak en büyük özelliğiniz. Çok ve çeşitli yetenekleriniz var, çabuk kavramak da bunlardan biri. Fakat insanlar hakkında kolay yanılgıya düşüyor, gerçek yüzlerini çok geç fark edebiliyorsunuz. Bilgiye anında ulaşmanın yollarını biliyorsunuz. Ancak bilime yeteneğiniz ve düşkünlüğünüz fazla değil. Çünkü zamanınızın çoğunu gerçek bir bilim adamı gibi bilime adamak yerine daha sanatsal ve sportif faaliyetlerden hoşlanıyorsunuz. Hoşsohbet ve eğlencelisiniz. Bu özellikleriniz de kolay arkadaş edinmenizi sağlıyor. Pek çok insan sizi seviyor ama sizi gerçekten anlayan çok az insan oluyor. Bunun sebebi karmakarışık ruhunuzun derinliklerine inebilmeyi çok az kişinin başarabilmesi. Uğraştığınız size zevk veren konulardan çabuk bıkıyorsunuz. Olayları genelde olduğu gibi kabulleniyorsunuz. Yani fazla dert edinmiyorsunuz. Zaten mücadele etmekten de hoşlanmıyor çabuk pes ediyorsunuz. Kıvrak zekaya sahip olduğunuzdan başkalarını acımasızca eleştirmekten kaçınmıyorsunuz. Sözcükleri kullanmadaki yeteneğiniz iyi bir eleştirmen, yazar, konuşmacı, ya da sunucu olmanızı sağlayabilir. Sevgisiz yaşamayan bir insansınız. bu yüzden sizi seven ve anlayan biriyle birlikte olmadıkça mutlu olmanız mümkün değil. 




Kader Sayısı 9  "METAFİZİKÇİ" 

Yaşamınız, perdenin gerisindeki esrarı, ruhun ve gizli ilmin ardındaki anlamı çözmekle geçiyor. Yaşamınızın amacı gerçeği yalnızca gerçeği öğrenmek Bu konuda çok basarili olduğunuz da bir gerçek. İnsanları tanımak için genellikle 5 dakika gözlemlemeniz yeterli. Hayati seviyor fakat çok az kişiyi sevmeye değer buluyorsunuz. Hayatınızın her alanında cömert ve kusursuz olmak istiyorsunuz. Karşınızdakilerin de en az sizin kadar kusursuz ve güvenilir olmasını bekliyor, bu yüzden zaman zaman çok acı çekiyorsunuz. Çok güçlüsünüz fakat çabuk incinen altın bir kalbe sahibisiniz. Çok az insana gerçek sizi tanıma fırsatı veriyor, onlara da fazlaca değer veriyorsunuz. Psikolojik olayları anlama yeteneğiniz muazzam. Ancak sizin dışınızda gelişen olaylar sizi ve ruh halinizi fazlasıyla etkiliyor. Bağımsızlığınıza ve özgürlüğünüze düşkünsünüz. Yine de sevgiyi her şeyin üstünde tutuyorsunuz. Hayatınız karışıklıkları çözmek üzerine kurulu olduğu için mücadele etmekten yorulmuyorsunuz. Hemen her seviyeden insanla anlamsa yeteneğine ve sonsuz sabra sahipsiniz. İnsanların ihtiyaçlarını onlar söylemeden anlıyor ve yardımlarına koşuyorsunuz. Çok iyi bir dinleyici, gözlemci ve yol göstericisiniz bu yüzden iyi bir psikolog veya konuşmacı olabilirsiniz... !


Eh derler ya fala inanma falsız da kalma .))
Bu da eğlencelik bir uğraş misali olsun...


1 Mart 2012 Perşembe

Türk Lirası'nın Yeni Simgesi



Merkez Bankası'nın Türk lirasının dünyada bilinirliğinin artırılması amacıyla düzenlediği "TL Simge Yarışması"nın sonucu açıklandı. TL için belirlenen tasarımın tanıtımı Ankara'da Merkez Bankası'nın İdare Merkezi Konferans Salonu'nda yapıldı. 


Yarışmaya 8 binden fazla tasarım gönderen yarışmacıları yaşanan ertelemeler nedeniyle daha da fazla sabırsızlandıran yarışma sonucuna ilişkin toplantı için artık dakikalar kaldı.

TL'nin yeni simgesi başbakanın katıldığı toplantıda açıklandı.




SİMGE ALTIN ORANA GÖRE YAPILDI

Altın oran, matematik ve sanatta, bir bütünün parçaları arasında gözlemlenen, uyum açısından en yetkin boyutları verdiği sanılan geometrik ve sayısal bir oran bağıntısıdır. Eski Mısırlılar ve Yunanlılar tarafından keşfedilmiş, mimaride ve sanatta kullanılmıştır. Altın Oranın ifade edilmesi için kullanılan sembol, Fi yani Φ'dir.


LinkWithin 2

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...